Şiirler

 

Ersinekliler
 
Sıladan uzakta yaşayan dostlar
Köyüm burnunuzda tütmüyor mola
Baharda nevruzlar açtığı zaman
Kalde tütiye kokmuyor mola
 
İlkbaharda kımı yelmik dikenler
Büyük çukurdan kağnı ile ot çekenler
Diz boyuna çıktığında ekinler
Çocuklar tarlada koşmuyor mola
 
Akşam güneş vurur uzun güneye
Ahırda ot vermek için ineğe
Günde birkaç kere suya sulağa
Kızlar omuzlukla inmez mi mola
 
Köyün çayırında yayla yoluna
Bölük meşesinde çilek toplama
Herk zamanı bir ağızdan hodaklama
Çoroşun başında sözlenmez mola
 
Aydın çayırında hayvan otlatma
Pırnelin suyunda tere toplama
Azizin yenişe kızakla kayma
Ne güzel eğlence denmezmi ola
 
Ormancı atlatıp o yüze gitme
Dönüşte şişle kuzu çevirme
Kosorun depoya istisal çekme
Hatıralar rüyanıza gelmiyor mola
 
Her karış dağında bin hatıramız
Şimdi uzakta kaldı köyümüz
Geçmiş acı tatlı çocukluğumuz
Gözünüzün önünden geçmiyor mola
                                Güven Apaydın




SELAM OLSUN BİZDEN SANA ERSİNEK

Havasına suyuna aşına başına
Tozuna toprağına yolluna taşına
Kurban olayım sılam senin havana rengine
Selam olsun bizden sana ersinek

Eskiden ersinektin şimdi ormanlı oldun
Benim yeşil köyüm güzel köyüm ersinek
Yoluna yokuşuna gülüne çiçeğine hayranım
Selam olsun bizden sana ersinek

Yaylası var suları serin serin olur
Dağları var pusu,duman,tipi olur
Mor sünbül çiçeklerle örtülü yüzün
Selam olsun bizden sana ersinek

Allah-u ekber dağı eteklerinde yaylası
Büyük çukurun düzlerinde çayır çimeni
Doksan bin şehidin olduğu vatan toprağı
Selam olsun bizden sana güzel ersinek

Yaylanın karşısında koyun kuzu nakır çobanı
Arkasında kalır teke taşı aydere kuru dere
Balık tutmaya mesireye gideriz biz oraya
Selam olsun bizden sana güzel ersinek

İstanbul,Ankara,Kırşehir,Bursa'ya saldın bizleri
Şimdi geri gelmeye,köye dönmeye aldın bizleri
Ah Vatan can vatan gurbet ellerde kaldık sana hasret
Selam olsun bizden sana güzel ersinek

Yılmaz ALGEN
14.02.2006,

 

ORMANLI KÖYÜ
 
altı ay gelinlik giymiş kız gibi
kar ile süslenir ormanlı köyü
çiftçilik ve tarım halkın mesleği
cennetten bir mekan ORMANLI KÖYÜ

eriyince yüksek dağların karı
coşar seller sular yıkar bendini
davul ve zurnayla yapıp düğünü
halay çeker, oynar ORMANLI KÖYÜ

her yanı ormanlık her yanı meşe
sığmaz bu güzellik hayale düşe
kuzuyu vurunca yaylada şişe
buram buram kokar ORMANLI KÖYÜ

ekini çift ile eker tarlaya
temmuz?un başında çıkar yaylaya
göçünü yükleyip kör arabaya
katar katar olur ORMANLI KÖYÜ

ortaklar yaylanın tam karşısında
bir başka lezzet var bulgur aşında
buz gibi suları göze başında
kana kana içer ORMANLI KÖYÜ

eylül ayı ile soğuklar başlar
dökülür yapraklar terkeder kuşlar
köyden uzak kalan bütün dadaşlar
hasretini çeker ORMANLI KÖYÜ
 
ALVER'in sevdası gizli özünde
yad eder ismini her bir sözünde
kısmet olur ise günün birinde
mekan olur bize ORMANLI KÖYÜ
 
 
                        İsa ALVER

 









 

ORMANLI KÖYÜ İÇİN BAŞKAN
ATİLA AĞIRMAN?A

Eskiden Ersinek şimdi ormanlı
Halkı hem kahraman hemde imanlı
İnsanları merttir geçmişi şanlı
Şenkaya?nın bir tek gülü ormanlı

Yüce dağlarında şehitler yatar
Serin yaylaları canan can katar
Güneş erken doğar ama geç batar
Yanık duyguların dili ormanlı

Dıştan durgun haklı, içten uyanık
Gelmişler gurbete bağırlar yanık
Sizi seviyorum hak buna tanık
Hakkın hakikatin yolu ormanlı

Sıla, burcu burcu tüter gözlerde
Ne hikmetler saklı yanık özlerde
Doğruluk içtenlik gördüm sizlerde
Gönüller petekse balı ormanlı

Dumanlı dağlarda güzeldir karın
Sen kerem bu vatan sevgili yarin
İçlisin, aşıksın, çoktur efkarın
Gönlümün titreyen teli ormanlı

Övgü değil bunlar, gerçeğin dili
Şenkaya ilçesi, Erzurum ili
Burcu burcu eser sevdanın yeli
Baharda yemyeşil halı ormanlı

Hakka,hakikate dönük yüzleri
Yayla suyu gibi berrak özleri
Garip Haşmet bitir artık sözleri
Gerçeğin susmayan dili ormanlı

Garip Ozan
Haşmettin Arslan
 
 
ERZURUM TABYALARINDAN
 
Bir simsek çakiyor, yine bir simsek,
Çakiyor Erzurum tabyalarindan!
Dizilmis Nâme'ler, Nineler tek tek,
Bakiyor Erzurum tabyalarindan.
 
Yediden yetmise, tek vücut, tek can;
Erzurum bir sevda, Erzurum vatan!
Taptaze bir yara gibi hep o kan,
Akiyor Erzurum tabyalarindan.
 
Bu sevda bir sel ki tesnedir kine,
Bir kez kabardi mi sigmaz bendine..
Bu sevda, yillardir bizi kendine,
Çekiyor Erzurum tabyalarindan.
 
Ahmet Muhtar Pasa'm, al bizi yürüt!
Küffarin kökünü yeniden kurut!
Dün bugün misali halâ kan, barut,
Kokuyor Erzurum tabyalarindan.
 
Dadasima artik; ha ates, ha kar,
Burada savasin adi; 'KANLI BAR'.
Ovaya sis degil, mücahit rûhlar,
Çöküyor Erzurum tabyalarindan.
 
Gökler alev alev, yer bayrak bayrak,
Ya su ufuklara, su daglara bak!
Bu gece dünyaya baska bir safak
Cöküyor Erzurum tabyalarindan.
 
Bekir Sitki'm, sasma nice bir tarih!
Gündüzü bir tarih, gece bir tarih;
Destani sen degil, koca bir tarih,
Okuyor Erzurum tabyalarindan.
              
BEKiR SITKI ERDOGAN
 
 
YEŞİL KIBRISIM

20 Temmuz sabahı koptu bir şivan
Rumlara düştü acı bir kıvam
Mehmetciklere kaldı yeni bir divan
yyemin ettik yeşil kıbrısım seni almaya


Girnede dalğalanır kahraman türk Bayrağı
Mağosa ve lefkede ordunun sancağı
İleri gittikce gider şanlı türk Bayrağı
Arz eyledik yeşil kıbrısım seni almaya


Mehmetcik cephehde ölüm saçıyor
Kahraman Türk milleti göyüs germiş geziyor
Komandolar kartal olmuş nöbet bekliyor
Yemin ettik yeşil kıbrısım seni almaya


Akdenize açılmış büyük bir volkan
Sulaar altında dolaşan yiyit bir kaptan
Limana girmiş hem alttan vuruyor heem üstten
Yemin ettik yeşil kıbrısım seni almaya


Kıbrısa çizilmiş yeni bir sınır
Döşenmiş mayınlar gelemez bir hışım
Hututlar boyunca yiyitlerle hücüm
Arz eyledik yeşil kıbrısım seni almaya


Makaryos duymamıştır türkün adını
Başınada yıkarız tahtı tacını
Bize Atatürkün torunları derler ölümden korkmayız
Yemin ettik güzel kıbrısım seni almaya

K I B R I S G A Z İ S İ
Yılmaz ALGEN
(Girnede iken 20/07/1974 )
1.kıbrıs barış harekatı
 

Site Map | Yazdırılabilir görünüm | © 2008 - 2010 Ormanlı Köyü | Powered by mojoPortal | XHTML 1.0 | CSS | Design by yalpsoy