ERZURUMLU iki hanim yıllar sonra İstanbul'da karşılaşır, eski günleri
yad ederken, biri, memleketten aldığı son haberi söyler:
"Duydun mi, Erzürüme gar yagmis!
Öbürü hayıflanır:
"Tebi yagar anam! Ne olacak çi, sahapsız memleket!"
ERZURUMLU ölmüş, öbür dünyaya göç etmiş, melekler onu cennetle,
cehennem kapılarının önüne bırakmışlar. Dadaş bakmış ki, cennet
kapısının
önü kuyruk, herkes sırada cehennem kapısı bom bos, hemen o tarafa
yürümüs, kapıdan içeri girince, zebaniler, üzerine saldırmışlar,
kafasini sicak
suya sokup çıkarmışlar, Erzurumlu dayanamamış:
"Aga bak bele (böyle) ettiginiz için heç çisme (kimse) burya
celmek istemir. Ne olur çi, birez insafli davranın!"
ERZURUMLU sarhosun biri gece yarisi sokakta yalpalaya yalpalaya
yürürken çukura düsmüs, baslamis bagirmaya:
"Ula çisme yok mi, ula çisme (kimse) yok mi? Beni gurtarin!"
Sesi duyan biri yanasir:
"Seni kurtaririm ama, sartlarim var. Bundan böyle raki
içmeyeceksin, sigara içmeyeceksin, gece sokaklarda
dolasmayacaksin!"
Erzurumlu sartlari duyunca yeniden bagirmaya baslar:
"Ula basga çisme yok mi, ula basga çisme yok mi?"
TRABZONLU ögretmen, Erzurum'a tayin olmus, Türkçe dersinde
"gelmek" fiilinin genis zamanini bir çocuga sorar, çocuk baslar:
"Celirem / celirsen / celir
Celirik / celirsiz / celirler."
Trabzonlu ögretmen düzeltir:
"Celiyirum / celiyirsun / celiyi
Celiyiruz / celiyirsunuz / celiyirler."
Şenkaya'lının birisi Erzuruma gider ve çarşıda garip hareketlerle vitrinlere
bakarak dolaşır.
Etraftanbirisi merak eder ve sorar "gardaş nerelisin"
Şenkayalı cevaben: Ağa ban mi?
şehirli; daha sus nereli olduğun anlaşıldı.
Mitınder' den bir köylü bir gün Şenkaya'ya gider.
şehiri ilk defa görmektedir. Şenkaya çarşısında hayretle sağına soluna bakınarak dolaşır. Akşam olunca köye döner.komşuları akşamleyin başına toplanırlar, adam ballandıra ballandıra anlatır.
ve sonunu şöyle bağlar;
Adam işin olmaya da Şengayanın çarşısını gezesın.
Oltu'ya giden bir Şenkaya'lı cuma namazı kılmak için camiye gider.
bakar ki cami ağzına kadar dolu ve hiç boş yer yok. Zoraki bir safa sıkışarak oturur, yanındaki Oltu' lunun kulağına eğilerek; böyle cami mi olur,gelin Şenkaya'nın camisine at binin cirit oynayın.
Adamın birisi komşu köye misafir gider,konak sahibi çay yapar ve misafirine ikram eder.
Biraz cimri olan ev sahibi şekerleri küçük parçalara ayırıp tabakla masaya koyar. Misafir tatlı çay içtiği için kaşığı tabağa daldırır ve 4-5 parça şekeri çayına atar. Bunu gören cimri ev sahibi ima ile misafire sorar.
-Sizin köyde bir mezara kaç ölü koyarlar?
uyanık misafir;
-Merhum büyük ise birer tane, küçük ise 3-4 tane birden koyarlar! diye cevap verir.
Yakit durumu
Hükümet, Erzurum'a bir yazi göndermis:
Kisin soguk geçecegi anlasilmaktadir... Kullandiginiz
yakitin cinsini, kod numarasini ve stok durumunu acele
bildiriniz.
Erzurumlu bir köy muhtarida hemen Ankara'ya cevap yazmis:
- Yakitimiz pohtir... Kod numarasi yohtir... Stokumuz ise
çohtir.
Kadin Lafiyla...
Palandöken gazetesinin Genel Yayin Yönetmeni Mehmet Sener
anlatti.
Erzurum havaalaninda yolcular uçaga binmisler.
Kapilar kapanmis ve hostes "sayin yolcular" demis:
- Lütfen kemerlerinizi baglayiniz.
Kimse baglamamis. Hostes "durumu" pilota anlatmis.
Pilot,mikrofonu eline almis:
Hele dadaslar, kemerlerinizi baglayin da havalanah.
Herkes bir anda kemerlerini baglamis. Hostesin
saskinligini gören pilot söyle demis:
- Erzurumlu, kanayakli (kadin) lafiyla is yapmaz.
Çay destani
Erzurumlu, Bayburt'a gitmis, kahveye girmis:
- Hele gardas bir çay getir de içek.
Ve pes pese 29 bardak çay içmis. Bayburtlu sormus:
- Abi, daha getirim mi?
Erzurumlu, elini kalbine götürüp, yanit vermis:
- Yok gardas... 30 bardak oldi mi çarpinti yapiy.
Erzurum'a bilgisayarın daha yeni yeni gelmeye başladığı
zamanlara ait bir anıyı Erzurum Kültür Kurumu İlköğretim
Okulu'ndan Mansır Tikici anlatıyor...
Bir işyerine bilgisayar ve stok programı satılır. Teknik servis elemanı bilgisayarı
işyerine kurduktan sonra stok programının kullanımı ile ilgili bilgi verir ve ayrılır. Aradan bir iki saat geçer, işyerinden telefon: "Kardeşim sizin anlattığınız gibi yapirem fakat program düzgün çalışmiir." Teknik servis elemanı sorar: "Nasıl yapıyorsunuz?" "Senin anlattığın gibi." "Hata ne?" "Yazdığım bilgiler kaydetmeme rağmen saklanmir." "İşlem basamaklarını tek tek anlatın."
"Tamam" diyor ve başlıyor anlatmaya...
"Programı açirem. Malın adı bölümüne adını, adedi bölümüne
adedini, birim fiyatını vb. yazirem. Hepsini yazdıktan sonra senin anlattığın gibi kayıt bölümüne basirem. Ekrana bir yazı geliir: Kaydetmek ister misiniz? E / H yazısı çıkir. Ben de diyirem Hee..."