Oltu Taşı

OLTUTAŞI

Oltu Taşı siyah, koyu kahve, sarı, ender olarak da gri-yeşilimsi renkli, doğada oldukça az bulunan, amorf yapıdaki karbondan oluşur. Oltu Taşı?nın fiziksel ve kimyasal özellikleri şöyledir (1):

Kimyasal Formülü      : C

Kristal Sistemi            : Amorf

Sertlik                         : 2,8 (Mohs sertlik skalasına göre)

Yoğunluk                     : 0,996 gram/cm3

Yansıma değeri            : % 0,436

Karbon Oranı               : % 78

Porozite                       : % 17,97 

Oltutaşı?nın ağırlık yüzde oranları (1):

C                                 : 83,59

O                                : 13,96

Na                               :   0,38

Al                                :   0,75

Si                                :   0,31

Ca                               :   0,30

K                                :   0,34
Oltutaşı?nın kuru esas üzerine kimyasal analizi (2):

H2                                          : %06,72

Kül                              : % 0,33

Uçucu madde              : Bochmer'e göre % 45.35, A.S.T.M ye göre % 51.37

Nem                            : % 2,18

Kalori                          : 8064 Kcal/gr

Oltu Taşı, yerkabuğu içinde nemli iken yumuşak olan, hava ile temas ederek kuruduğunda sertleşen, alt bitümlü kömür sınıfına giren bir kömür çeşididir.Çıra gibi is çıkararak yanar ve geride sigara külüne benzer bir artık bırakır. Sürtünme ile elektriklenir ve hafif cisimleri çeker. Yanma esnasında aniden soğutulursa donar, camlaşır ve kalıp halini alır. Oltu Taşı, yerkabuğu içinde iken yumuşaktır ama hava ile temas ettiğinde sertleşir.

Oltu Taşı?nın oluşumu

Günümüzden 150 milyon yıl önce Geç Jura (Titoniyen) olarak adlandırılan jeolojik dönemde, eski volkanik kayalar üzerinde akan akarsu ve deltalarda çökelmiş olan ve başlıca kumtaşı ve silttaşlarından oluşan birimin alt kesimindeki kalın kumtaşı katmanları arasında yer alan silttaşları içinde, en çok birkaç cm. kalınlığında, birkaç metre yanal devamlılık gösteren mercekler ve yumrular halinde bulunur. Bu merceksel damarlar, yer yer çatallanır. Oltu Taşı?nı içeren bu birim (Olurdere Formasyonu), Erken Eosen (55 milyon yıl öncesi) döneminden itibaren, Oltu?nun kuzeyinden kuzeydoğu-güneybatı doğrultusunda geçen büyük bir fay hattının güneyinde gelişen şiddetli tektonik sıkışmanın etkisinde kalarak kıvrımlanıp kırılmıştır (3).

Oltu Taşı; Dutlu, Hankaskışla, Alatarla (Saplık mevkii), Çataksu (Kabasut mevki), Güzelsu, Sülünkaya, Günlüce, Ormanağzı, Taşlıköy dolayında işletilmektedir. Oltu Taşı galerileri, Oltu-Göle yolunun 5-8 km kuzey ve kuzeybatısındadır. Bölgede Oltu Taşı çıkarmak için açılan ocak sayısı 600 dolayındadır.

Oltu Taşı, kolay işlenebildiği için takı ve ziynet eşyası yapımında kullanılan yarı değerli bir süs taşıdır. Özellikle bayan takıları ve tespih üretiminde önemli bir yeri vardır. Yüzyıllardan beri yörede genellikle tek kişilik ve babadan oğula geçen ev-atölyelerde fazla bir değişikliğe uğramadan üretilmektedir. Son zamanlarda, yeni tasarım ve ürünlerle takı pazarındaki payını artırmaya çalışan Oltu Taşı üreticileri, henüz ulusal ve uluslararası pazarlara yeterince açılamamıştır. Yerel ürünlerin ulusal pazarlara taşınması konusu, son yıllarda yaşanan ekonomik sıkıntılar nedeniyle iyice daralan yerel pazarların aşılması girişimlerinin bir sonucudur. Özellikle el sanatları ürünleri, üretiminin yapıldığı bölgelerde geleneksel satış yöntemleri ile artık gelir getirici olmaktan çıkmış, folklorik bir anlam kazanmıştır. Bu kapsamda pek çok yöresel ürün üreticisi ulusal pazara açılmak ve yeni müşterilere ulaşmak zorunluluğunu hissetmektedir. Çoğunluğu yüzyıllardan beri geleneksel yöntemlere üretilen ve satılan el sanatları ürünleri, gelişen teknolojiye ayak uyduramamış ve teknik modernizasyonun sağlanamamasından dolayı yüksek maliyetlerle üretilmek durumunda kalmıştır. Oltu Taşı ürünleri de, bu doğal süreçten etkilenmiş ve tamamen el ustalığı ile üretilmesi nedeniyle, özellikle Çin malı takıların pazardaki hakimiyeti karşısında fiyat konusunda rekabet gücünü kaybetmiştir. Oltu Taşı ürünlerinin özellikle ulusal pazardan pay alabilmesi ve üreticilerinin faaliyetlerine devam edebilmesi açısından ürün farklılaştırma ve yeniden konumlandırma stratejilerini uygulamaları önemli bir çıkış yolu olarak görülmektedir. Oltu, tarih ve kültür bakımından zengin bir ilçedir. Güzel bir el sanatı olan Oltu Taşı işletmeciliği bu zengin kültür ilçesinde kendine has bir yeri vardır. Oltu Taşı sadece Oltu ve çevresinden çıkmaktadır. 3213 sayılı Maden Kanunu'nda, değerli ve yarı değerli taşları kapsayan V. Grup madenler arasında belirtilmektedir. Çıkarılması zor, rezervi az, fakat işlenmesi kolaydır. Oltu'nun sembolü olup yüzlerce ailenin ekmek teknesidir.
Oltu Taşı?nın çıkarıldığı köyler

Oltu Taşı genellikle Oltu'nun kuzeydoğusundaki köylerden çıkar. Bunlardan bir kısmını şöyle sıralamak mümkündür: Dutlu, Güllüce, Yeşilbağlar, Taşlıköy, Sülünkaya, Alatarla, Hankaskışla ve Çataksu.

Oltu Taşı?nın çıkarılışın çıkarıl

Yukarıda zikredilen köylerin arazisi genellikle çok engebeli dik yamaçlardan meydana geldiği için maden çıkarılan ocaklara ancak yaya ve zorlukla ulaşılabilir. Kazma kürek, murç ve çekiç gibi ilkel aletlerle çalışılır. Açılan ocakların çapı 70-80 cm. civarında olup, dike yakın bir eğilimle ilerlemektedir. Oltu Taşı cevheri üç-beş cm kalınlığında ve zaman zaman incelerek kaybolan veya fayla kırıldığı için devamı izlenemeyen damarlar halindedir. Ocaklarda biraz ilerleyince su çıkar. Ayrıca hafriyat diz üstü sürünülerek belki 200 metre uzunluğundaki ocaktan çıkarılmaktadır. Maden cevherinin az olması ve çıkarılmasındaki bu zorluk Oltu Taşı?nın değerini daha da artırmaktadır.
Oltu Taşı'nın özellikleri

1.      Topraktan çıktığında çok yumuşak olmasına rağmen, hava ile temas edince sertleşmektedir.

2.      İşlenmesi kolaydır. aydır.

3.      İşlendikçe sertleşir.

4.      Kullandıkça parlar.

5.      Rengi genellikle siyah, bazen de kahverengidir.

<6.      Çıra gibi is çıkararak alevli bir şekilde yanar.

 

7.      Sürtünme ile elektriklenerek hafif cisimleri çeker.

Oltu Taşı İşletmeciliği Tarihçesiği Tarihç

Oltu Taşı işletmeciliği günümüzden 200 sene öncesine kadar gitmektedir. Ancak bu güzel sanat, asıl önemini Cumhuriyet döneminde kazanmıştır. Oltu Taşı madeninin çıktığı bazı köylerdeki ocak kalıntıları ile yaşlı ustaların "Ben babamdan, babam dedemden, o da babasından öğrenmiş," şeklindeki canlı şahitlerinden bu sonuca ulaşılmaktadır.

Oltu Taşı?nın İşlenmesiın İşlenm

Oltu Taşı'nı toprak altından bin bir güçlükle çıkaranlar, genellikle işlemesini yapmazlar, İşleyenlere hammadde olarak kilo işi satarlar. Bugünkü piyasa şartlarında tenekesi (12-13 kg) 1000-1500 YTL civarındadır. Yeri gelmişken hemen şunu belirtelim ki taşı çıkartanlar, hammaddeyi işleyene pazarlayanlar, işleyerek mamul hale getirenler, işçiden alarak dükkanlara satanlar hep ayrı kişilerdir. Yani Oltu Taşı tüketiciye ulaşana kadar 4-5 el değişmektedir.
Satın alınan taşlar, yapılacak mamulün, tip ve cinsine göre uygun bir şekilde küçük bir keserle kütük üzerinde kırılarak içindeki yabancı maddeler, çatlaklar temizlenir. Bu aşamada taş çok fire verir. Öyle ki bir kilo hammadde Oltu Taşı'ndan ortalama yedi tespih çıkar. Keserle kırılan taşlar bu defa bıçakla etrafı yontularak lobut haline getirilir. sonra tornaya takılan bir biz aleti ile teker teker delinir. Delinen taşlar çark denilen tornadaki mile takılır. Usta, bir eli ile çarkı çevirirken, diğer elindeki keski ile milde dönen taşı tornaya çeker. Milden çıkarmadan önce, çırtı ağacının kömürünün tozu ve Palandöken Dağı?ndan getirilen tebeşir taşının tozu ile cila verilerek parlatılır. Artık işlem tamamdır. Bu anlattığımız, tespih tanelerinin yapım şeklidir. Ağızlık, gerdanlık, kolye, küpe ve buna benzer süs ve ziynet eşyaları da elde tek tek ve özenle işlenir. Bu eşyalarında yapımı için kendilerine has değişik aletleri vardır.
Mamul madde çeşitleri

1.      Tespih

2.      Kolye

3.      Gerdanlık danlık

4.      Fincan takımı (Çok nadir bulunur)

5.      Yüzük taşı

6.      Sigara ağızlığı

7.      Pipo

8.      Kol düğmesi

9.      Küpe

10.  Rozet

<11.  Kravat iğnesi

 

<12.  Yaka iğneleri

 

Bu sayılan mamullerden en çok üretilen ve en tanınmışı, kuşkusuz tespihlerdir. Oltu Taşı tespihlerinin ünü Türkiye dışında da bir çok ülkeye ulaşmıştır. Oltu Taşı tespihi elde çekildikçe parlayıp güzelleştiği gibi insan, buna karşı bağışıklık kazanıyor. 33'lük olanına "tek sayı", 99'lük olanına "üç sayı" adı verilmektedir. Kuka (yuvarlak), Kızılcık, Mercimek, Kesme biçimli ve gümüş işlemeli tespih tipleri vardır.
Oltu Taşı taklitlerinden nasıl ayırt edilir?

1.      Oltu Taşı?nı elinizin içine alıp nefesinizle buharlaştırdığınızda buharı çeker ve üzeri nemlenir.

2.      Oltu Taşı tespihlerinin kendine has ağırlığı ve tok sesi vardır (Örneğin, cam tespihler çık ağır, plastikler çok hafif olurlar). ok hafif olurlar). 3.      Sürtünme ile elektriklendiği için küçük kağıt parçacıklarını kendine çeker.

4.      Bıçakla hafifçe kazındığında kahverengi toz çıkarır.

Değinilen Belgeler:

(1) Elagök, C., 2002, Oltu Taşı Madenciliği, Bitirme Ödevi, Osmangazi Üniversitesi Mühendislik-Mimarlık Fakültesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü, Eskişehir.

(2)  Zengin, Y., 1956, Oltu taşı yatakları, MTA Dergisi, 48, 147-150. gisi, 48, 147-150.

(3) Konak, N., Hakyemez, H.Y., Bilgiç, T., Bilgin, Z.R., Hepşen, N. ve Ercan, T., 2001, Kuzeydoğu Pontidlerin (Oltu-Olur-Şenkaya-Narman-Tortum-Uzundere-Yusufeli) Jeolojisi, MTA Rap. no: 10489, Ankara.

(4) Göymen, G., 1976, Oltu taşı üzerine, Yeryuvarı ve İnsan, 1, 4, 46-48.


Site Map | Yazdırılabilir görünüm | © 2008 - 2010 Ormanlı Köyü | Powered by mojoPortal | XHTML 1.0 | CSS | Design by yalpsoy